angunhalil @ gmail.com

T.C. Merkez Bankası para politikaları kurulunun üç aydan bu yana politika faizini 400 baz puan düşürmesi sonucu ülkemizde oluşan döviz kurlarındaki yükseliş ve enflasyon tırmanışı ile birlikte yeni bir ekonomik modelden söz edilmeye başlandı.
Bundan böyle düşük faiz yüksek kur modeli kesinlikle uygulanacağı başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere ekonomi yönetimi tarafından vurgulanmaya başlandı. Ekonomide Çin modeline geçerek üretim, istihdam, ihracata dayalı bir büyüme sağlayacağımız ve bu sayede cari fazla vereceğimiz ifade edilmeye başlandı.
Ekonomide model arayışı aslında 1960’tan bu yana Türkiye’nin önemli meselelerinden biri olmuştur. Bir zamanlar Sencer Divitçioğlu’nun Asya Tipi Üretim Tarzı, sonrasında karma ekonomik model, Özal döneminde transformasyon ekonomisi, Çiller döneminde Amerika modeli kalkınma, Kemal Derviş döneminde ise ekonomi gerçeği ile karşılaşma sürecini yaşadık.
Çin’i model almayı düşünüyorsak önce tasarrufları artırmamız gerekir. Tasarrufları artıracak unsur reel faizdir. Çin’de güncel enflasyon yüzde 2,3 iken Çin Merkez Bankası’nın faizi yüzde 3,9. Türkiye’de ise güncel enflasyon yüzde 21,31 olduğu halde TCMB’nin uyguladığı faiz yüzde 15. Bu durumda Türkiye’de tasarrufların artırılması ve sürdürülebilir cari fazla verilmesi mümkün bulunmuyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2022 yılı bütçe görüşmelerinde Türkiye Uzay Ajansı bütçesi üzerine söz alan CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Uzay Ajansına ayrılan bütçenin 61 milyon 293 bin lira; bugünkü kurla 4,4 milyon dolar, NASA'nın bütçesinin ise yaklaşık 20 milyar dolarla Türkiye Uzay Ajansı bütçesinin 4 bin 500 katı olduğuna dikkat çekmişti. Çin Uzay Ajansının bütçesi 8 milyar dolar, Kanada'nın bütçesi 300 milyon dolar, Japonya'nın ise 500 milyon dolar. Türkiye Uzay Ajansının personel sayısı 27, NASA'nın 17 bin 800, Avrupa Uzay Ajansının ise 2 bin 200 “ diyen Bakırlıoğlu, “4 milyon dolar bütçeyle, 27 kişiyle aya nasıl ineceğiz?” diye de sordu.
Getirilmek istenilen yeni ekonomi modeli tam bir Çin usulü mü, Türk usulü mü, yoksa yarı Alman mı?
Türkiye'nin ekonomide uyguladığı politikanın önce Çin modeli daha sonra Güney Kore modeli olduğu söyleniyordu. Ancak Bakan Nureddin Nebati, "Bu, Türkiye modeli." dedi.
Sevilay Yılman'a konuşan Bakan Nebati, ekonomi modeli tartışmalarına ilişkin, "Hayır. Hayır. Asla! Bizim modelimiz Çin Modeli, Güney Kore modeli filan değil. Bu, Türkiye modeli Türkiye çok güçlü bir ülke. Konjonktürel yapısı, jeopolitik yapısı, iyi ilişkileri, geçmişte edindiği ilişkilerden gelen gücü. Medeniyeti. Şu anda kimse Türkiye’yi taşımıyor. Türkiye kendi kendini taşıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Çin kendi modeliyle var olabilir ama bizim modelimiz farklı. Bize özgü bir model. Toplantıda bunları anlattım gelen işadamlarına. O yüzden de çok mutlu ayrıldılar. Altyapısını tamamlamış. Çok güçlü bir şekilde bu modeli hayata geçirmek üzere yola çıkıyor Türkiye." ifadelerini kullandı. “Peki bu model ya tutmazsa” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Üzülürüm. Çünkü ya kahramanı olacağım çocuklarımın. Ya da boynu bükük bir şekilde eve döneceğim ve onların da boynunu bükmüş olacağım. Ben eve boynu bükük dönemem. Çünkü eğer öyle dönersem bilirim ki sokaktaki vatandaş, Dicle’deki çoban artık benden umudunu kesmiştir. Boynum bükülürse işçilerin artık mutlu olmadığını, patronların benden nefret ettiğini, siyasete ve Türkiye’ye zarar verdiğimi düşünür, üzülürüm.” Sözleri ile Nasrettin hocanın göle maya çalıp ‘’ Ya Tutarsa’’ sözlerini anımsattı.