kurtalangazetesi @ hotmail.com

Bunaltıcı sıcakların başlamasıyla birlikte özellikle gençler ve çocuklar serinleyecek alanlar arayışına girerler.

Bu konuda akla gelen ilk yerler Veysel Eroğlu barajının su tutmasıyla birlikte bölgede oluşan göletler oluyor.

Baraj göletlerinde yüzmeye gidemeyenler ise farklı akarsu ve çay ve sulama kanallarına yöneliyor.

Ancak ne yazık ki bir anlık serinleme isteği üzücü olayların meydana gelmesine neden oluyor.

Geçirmiş olduğumuz tecrübelerden anlaşılmaktadır ki bu sorunla başa çıkmamız için bilinçli olmamız lazım.

Özellikle ebeveynlerin çocuklarını bu alanlardan uzak tutmaları, bu alanlara gitmelerini engellemeleri gerekiyor.

Bilinçsizce bir maceraya atılan gençler tehlikenin farkında olmadan dibini bilmediği sulara girmek, tepe üstü dalış yapmak, iyi bir yüzücü olduğunu ispatlamaya çalışmak gibi nedenlerle suda boğularak hayatlarını kaybedebiliyorlar.

Boğulma vakalarının nedenlerine bakıldığında en çok rastlanan durumlardan biri ise çoğu kişinin “Ben yüzme biliyorum, bana bişey olmaz” düşüncesi taşıdıkları için her yıl onlarca insanımızı kaybediyoruz.

Ne kadar yüzme bilinirse bilinsin, sudayken yüzücünün ayağına bir şeylerin dolanması gibi veya suda yüzerken geçirilen ani bir kramp ya da farklı nedenlerle de boğulma vakaları yaşanabiliyor.

Suda boğulan kişiyi ne kadar yakından izleseniz de boğulduğunu fark edemeyebilirsiniz. Kısa süre içerisinde suya batan kişi sanıldığı gibi el kol hareketleri yapamaz. Panik nedeniyle zaten zorla nefes aldığından bağırarak çevresinin dikkatini çekebilmesi olanaksızdır.

Bu konuda yetkililerin de alacağı bazı önlemler ile boğulmalar büyük ölçüde önlenebilir.

Veysel Eroğlu barajı nedeniyle oluşan göletlerde bazı bölgelerde yüzme alanları oluşturulabilir.

İnsanların yoğun olarak serinlemek için suya girdikleri alanlar bilinmektedir. Bu alanlar düzenlenerek yüzmeye veya serinlemeye müsait alanlar haline getirilebilinir ve buralara cankurtaranlar yerleştirilebilir. Belirlenecek bu tür alanlar boğulma vakalarının azalmasına sebep olabilir.

Tıpkı Trafik olayında olduğu gibi bu konu ile ilgili olarak bilinçlendirici afiş, broşür ve benzeri bilgilendirme çalışmaları yapılabilir ve belirlenen alanlara vatandaşların yönlendirilmesi mümkün olabilir.

Boğulma olayları insanlarımızın kaderi değildir. Bunu yapacağımız eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları ile en az seviyeye indirgeyebiliriz. Olmaz dediğimiz olaylar bir anda oluyor ve aileler sevdiklerini yitiriyorlar.

Biraz daha yoğunlaşırsak bu vakaları azaltabiliriz.

Bu konuda hep birlikte bilinçlenip, üzücü olayların önüne geçebiliriz.

Hoşça kalınız.