angunhalil @ gmail.com

“Hırsızlığın çirkinliği, çalınan şeye göre değişmez ki: ha altın çalmışsın, ha bir iğne”.

Montaigne

Türkiye genelinde son günlerde gerek ekonomiden kaynaklı, gerek meslek haline getirilen hırsızlık olaylarında artış olduğu bir gerçek. 

Siyasete bakarsak, TBMM de yüzlerce dokunulmazlık dosyası bulunmaktadır. Bu dosyalarda Hırsızlık, ihaleye fesat karıştırma, yolsuzluk bulunuyorsa dosyaların şeffaf bir anlayış için açıklanması ve yargılanması gerekmez miydi?

Ayrıca ''yesin ama yapsın''sözünü söyleyen de yiyenin ortağı olmuyor mu? Ya da ''Çalıyor ama hiç olmazsa iş yapıyor'' sözünü de hatırlamadan da geçmemeli. İnsanların emeğini hiçe sayarak kendini var eden kapitalizm hırsızlığı da toplumsallaştırmış ve kanıksanır hale getirmektedir.

Emniyet mensuplarının vatandaşın can ve mal güvenliğini korumak için büyük bir gayret içinde olduklarına tanıklık ediyoruz. Emniyet mensuplarımızın bu gayretine karşılık, hırsızlık yaparken defalarca suçüstü yakalanan kişilerin dahi adli mercilerce serbest bırakılmasının en büyük sorun olduğunu, bu nedenle önce adli düzenlemenin yapılarak cezaların artırılması gerekir. Aksi takdirde polisin aldığı önlemler her defasında yetersiz kalmaktadır.

Hırsızlık mevcut düzenin eşitsizliğinden adaletsizliğinden de kaynaklanmaktadır. Küçük hırsızlar yakalandığında, büyük hırsızlarsa beyefendi konumuna kavuşmaktadırlar. Ne zaman nereden gireceği çıkacağı da belli olmayandır. Kilidin de icadına sebep olmuştur. 

- Kravatlı Hırsız -

Amerika’nın NewYork şehrinde bir soygunu anlatıyor olaya konu olan Amerika da… 

Bir soygun sırasında hırsız, banka içindeki çalışanlara bağırdı:

'' Kıpırdamayın! Para devletin, hayatınız da sizindir.''

Yani herkes sessizce uzansın...

‘Buna anlık akılla ikna denir’

Hırsızlar çalmayı bitirince üniversite mezunu olan en genç hırsız, ilkokul mezunu en yaşlı olan hırsıza dedi ki: Reis kaç para aldık, sayalım…

Liderleri olan yaşlı hırsız bozuldu ve ona dedi ki: Aptal mısın? Bu çok para ve saymamız uzun sürer, bu gece ne kadar para çaldığımızı haberlerden öğreneceğiz!

''Bunun adı tecrübe''

Hırsızlar bankadan çıktıktan sonra Banka Müdürü, Şube Müdürü’ne dedi: Çabuk polisi ara...

Ama Şube Müdürü ona dedi ki: Bekle, 10 milyon dolar alıp kendimize saklayalım. Daha önce zimmetimize geçirdiğimiz 70 milyon doları da ekleyelim...

''Buna akışına yüzmek ve durumu lehine çevirmek denir''

Banka Müdürü dedi ki: Yani her ay soygun olsa çok iyi olur...

''Ve buna çok ileri gitmek denir''

Ertesi gün haber ajansları bankadan 100 milyon dolar çalındığını bildirdi!

Hırsızlar parayı tekrar tekrar saydılar. Her seferinde miktar 20 milyon dolardı. Hırsızlar çok sinirlendi. 20 milyon dolar için hayatlarını riske attılar…

Banka Müdürü suya sabuna dokunmadan 80 milyon dolar aldı.

Maskeli hırsız ile kravatlı hırsız arasındaki farklı bilgi…

''Bunun da adı bilgi altına eşittir''

Banka Müdürü milyoner olduğu için gülümsüyordu. Borsadaki tüm kayıplarını bu soygunla telafi etmişti.

''Bunun adı da risk almaktır''

Gerçek hırsızlar çoğunlukla yüksek rütbeli olanlardır.

Ama ''Hırsız'' olarak tanınanlar hep ev ve cüzdan hırsızları olacaktır...

Büyük hırsızların yarattıkları talan ortamı, küçük hırsızlara ortam hazırlıyor…

Bu paramparça olmuş yurdun, ormanı, dağı, deresi, gölleri, parkı, ağacı çalınırken, açıkçası küçük hırsıza kızmıyorum…