angunhalil @ gmail.com

Bizler birer Kurtalanlı olarak memleketimizi seviyoruz. Fakat kuru kuruya sevmek bir şey ifade etmiyor. Tek başımıza sevmemizde bir şey ifade etmiyor.
Bizim sevdiğimiz kadar Ankara'da bizi temsil edenlerde Kurtalan'ı sevmelidir ki bu sevgi bir amaca ulaşmış olsun.
Yoksa ilçemizin birinci sınıf bir ilçe olması, havasıyla, suyuyla, boşu boşuna övünüp dururuz. Şimdiye kadar ki durumumuz maalesef hep bu yönde oldu.
Gerek haberlerimizde, gerek köşe yazılarımızda hep dile getirdik. Memleketini seven siyasetçisi, Bürokratı, İşadamı doğduğu, büyüdüğü ilçesine hizmet etmek için elinden geleni yapmalı.
Yani yaşadığımız bu ilçede öyle bir çevre yaratmalıyız ki dışarıdan gelen birileri kalıcı olsun, burası adeta “yol geçen hanı” olmaktan kurtulsun.
“Mahrumiyet Bölgesi” olarak anılmamak için, 100 yataklı devlet hastanemiz başta olmak üzere tüm kurumlara personel istihdamı ve ilçenin ekonomisini canlandırıp kalkındırmak için sanayi sitesi ve Meslek Yüksek Okulunu mevcut konumdan daha ilerilere taşıma başta olmak üzere çeşitli önlemler almalı. Başta STK ve meslek odaları olmak üzere önlemler almazsa bu durum böyle gideceğe benziyor. Üzerimize serpilen ölü toprağı atmak zorundayız, on yıl önce tartıştığımız konular ile bugün tartıştığımız ve talep ettiğimiz konularda geçen zamana rağmen değişiklik göstermediğini görüyoruz. İlçemizi yaşanılır bir yer haline getirmenin yolunu arayacağız. Yoksa “Bu gün var yarın yok” larla bu iş yürümeyecek.
Kurtalan'ın birikmiş sorunları ve derdi büyük, çözecek organize bir güç görememek de üzücü. Bakalım bu batış ne zamana kadar devam edecek? Siyasilerin biran önce istihdam sağlayacak işadamlarının yatırımlarını değerlendirerek ilçemize kazandırmaları boyunlarının borcu olsa gerek.
Tabi bunları düşünürken yıllardır Kurtalan halkına çile çektiren karayolunun biran önce yapılması gerekmekte. Her yıl onlarca canımızı kaybettiğimiz bu yol artık bu günlere cevap vermiyor. Öncelikle ulaşım konusundaki bu sıkıntılarımızı çözersek yatırımcılarında biraz olsun önünü açmış oluruz.