semihgul25 @ hotmail.com

Malumunuz üzere Siirt Üniversitesi, çoğunluğu temizlik ve güvenlik görevlisi olmak üzere 62 daimi işçi alımına gitti. Bu alımla alakalı olarak başvurular 20 Ekim'e kadar sürecek. Buraya kadar her şey normal; ancak alıma ilişkin detaylara baktığımızda, Siirt merkezde ikamet etme şartı konulmuş. Diğer bir ifadeyle Siirt'in ilçeleri ve bu ilçelere bağlı belde, köy ve mezralarında oturanlar bu iş başvurusunu yapamayacak, deniyor. Hayret ki ne hayret...
İddia ediyorum, Türkiye'nin hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok. İnanın sosyal medyada bu alımla ilgili paylaşım yaptığımda, bu anormal şartı yorumunda izah eden bir takipçiye tepki vermiş ve bu kadar önyargılı olmak da abes diyerek karşılık vermiştim. Ancak maalesef detaylara baktığımda gerçekten de böyle bir şartın olduğunu görmüş ve çok şaşırmıştım. Hakikaten bazen hayretler içerisinde kalmak olağan bir hale gelmiş. Yav arkadaş Baykan, Eruh, Şirvan, Pervari, Tillo ve Kurtalan ilçelerinde oturanlar niye böyle bir imkandan mahrum kalsın, bu hukuki olmadığı gibi vicdani de değildir, insani de değildir.
Yeni atanan rektör bey kesinlikle kamuoyunu aydınlatmalı ve bu hatadan geri dönülmelidir. Malesef ki kralcılık peşinde olan, liyakatsiz kimi yöneticiler yüzünden toplumda bir güvensizlik havası hakim oluyor ve insanların kurumlara olan güveni zedeleniyor. Hatta daha da ötesi insalar Devlet'e karşı önyargılı oluyor ve soğuyor. Hiç kimsenin bu tahribatlara sebebiyet verecek tutum ve davranışlara girme lüksü yok. Bu ülke her yurttaşın eşit ve adil bir şekilde yaşayacağı bir sosyal hukuk devletidir.
Konuyu dağıtmadan bu abesle iştigal olan uygulama üzerinde durmakta fayda var. Halihazırda gerek CİMER'e şikayet olsun, gerçekse siyasetçi ve STK'lara ulaşılmaya çalışılarak bu mağduriyetin giderilmesi için adımlar atılmalıdır. 62 sürekli işçinin 58'i Siirt merkezden almak adil mi? Madem kurayla işçiler belirlenecek, bırakın Siirt genelindeki insanlarımız başvursun, bu umut bile insanları bir ölçüde mutlu etmeye vesile olur. Kaldı ki muhakkak diğer ilçelerden de bu işe girecek olan olacaktır, bu durumda insanların ekmeğine çomak sokmak gayri ahlaki değil de nedir?
Bakınız Kurtalan, Siirt'in en büyük ilçesi konumda olduğu halde dışarıdan binasına bakıldığında anaokulunu andıran ve göstermelik birkaç bölümü olan bir meslek yüksek okuluna sahip ki Kurtalan fakülte beklediği ve fazlasıyla hak ettiği halde. Kesinlikle zaten kutuplaşan toplumumuzda Siirt ile Kurtalan çekişmesine neden olacak sözcüklerden uzak durmaya çalışıyorum; ama maalesef birileri de sanki kasti bir şekilde böyle derin çatlaklar oluşturma gayretinde. Bizim Siirt ile bir alıp vermediğimiz yok. Zira Siirt'in gelişmesini ve büyümesini canı gönülden istiyoruz. Çünkü ilçem her ne kadar büyük ve güzelse de Siirt'e bağlı ve Siirtli'yiz diyoruz. Dolayısıyla Siirt'in prestijli veya geri kalmışlığı doğrudan bize yansıyor. Ama ilçeler de ne kadar güzelse, gelişmişse bu da Siirt'in itibarına itibar katacak, biz bu anlayışta ve düşüncedeyken ama maalesef birileri halen çekememezliğin girdabında kaybolup gidiyor.
Yani şimdi bu Siirt merkezde ikamet etme şartı ne kadar tuhaf değil mi? Şimdi ilçemizde bulunan çimento fabrikasının çalışanlarının neredeyse yarısı Siirt'te ikamet ediyor. Bir Kurtalanlı çıkıp yahu arkadaş Kurtalanlı varken Siirt'teki adam niye gelip çalışıyor diyor mu? Hayır demiyor, ancak böyle abes tutumlar devam ederse bu tür tepkilere de kapı aralamış olmaz mıyız. Bırakın ayrımı, gayrımı ve insanları ayırt etmeksizin sevelim, inanın hayat o zaman daha bir güzelleşir ve anlam kazanır. Her şeye rağmen yaşasın Siirt ve Kurtalan kardeşliği ve bütünlüğü diyerek yazımıza son vermek istiyorum, esen kalın...