angunhalil @ gmail.com

Sosyal medyanın yaşamımızda önemli bir yeri var. Ama sosyal medyada acaba sadece zamanımızı değil ruhsal sağlığımızı da mı feda ediyoruz?
Özellikle gençlerin yakından takip ettiği, çevrimiçi bir ortam olarak tanımlanan sosyal medya adeta dijital dünyamız haline geldi.
Gençler gün boyu hatta geceleri sosyal medya aracılığı ile sosyal ilişkiler kuruyor, bilgi ediniyor ve çeşitli konularda paylaşımlarda bulunuyorlar.
Peki, sosyal medyayı bu kadar yoğun kullanmanın, sağladığı çeşitli faydaların yanı sıra, olumsuz etkileri de olabilir mi?
İngiltere’deki Essex ve College London üniversitelerinden araştırmacılar bu soruya cevap aramak için gerçekleştirdikleri araştırmada sosyal medya kullanmanın kızlar ve erkekler üzerinde farklı etkileri olduğunu belirledi.
Sonuçları BMC Public Health dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, sosyal medya kullanımı ile olumlu ve olumsuz ruhsal durum (psikolojide iyi oluş ve sosyal-duygusal sorun olarak ifade edilir) arasındaki ilişkiyi inceledi.
Araştırmada 10-15 yaş arasındaki yaklaşık on bin genç ile yapılan anketin sonuçları incelendi. Katılımcılara “Sosyal medya hesabınız var mı?” ve “Normal bir okul gününde sosyal medyada ne kadar zaman geçiriyorsunuz?” soruları soruldu. Gençlerin olumlu ve olumsuz ruhsal durumları ise “Güçler ve Güçlükler Anketi (SDQ)” ile ölçüldü.
Sonuçlar kızlarda ve erkeklerde sosyal medya kullanımının yaş ilerledikçe arttığını, ancak kızların sosyal medyayı erkeklerden daha fazla kullandığını gösteriyor.
Mutluluk yaş ilerledikçe kızlarda ve erkeklerde azalma eğilimi gösteriyor. Sosyal ve duygusal sorunlar ise erkeklerde genel olarak yaşla birlikte azalırken kızlarda artıyor.
Araştırmacılar, gençlerin sosyal medya kullanımı arttıkça daha az mutlu olmasında sosyal karşılaştırma sürecinin etkili olabileceğini düşünüyor. Gençler sosyal medya aracılığıyla yaşamlarına şahit oldukları kişilerle kendilerini kıyaslama eğiliminde olabilir ve bu karşılaştırma sonucunda kendileri hakkında olumsuz yargılar geliştirebilirler.
Araştırmacılardan Dr. Cara Booker gençleri ve aileleri sosyal medyayı yoğun kullanmanın ileriki yaşlardaki sonuçlarına dair uyarıyor ve sosyal medya kullanımı hakkında eğitimin önemine vurgu yapıyor.
Gelişen teknolojiye nasıl ayak uydurmalıyız?
Teknoloji ve sosyal medya her geçen gün daha da hayatımıza girmektedir. Covid 19 süreci ile birlikte her kesim teknolojiye daha da yakınlaşmış hatta hayatın bir parçası haline gelmiştir. İnstagram, Snapchat, Twitter, Facebook, Youtube, Watsapp kısaca tüm sosyal medya önümüze yeni ufuklar açıyor. Bunu etkin kullanıp kendi adımıza faydalı hale getirebilir ve olumlu etkilerini gündelik hayatımıza ve iş hayatımıza pozitif etki yaratacak şekilde yayabiliriz.
İçerik tüketirken kanallarımızı iyi seçmeli, sosyal medyada ölçülü vakit geçirmeli ve başkalarının hayatlarını takip etmek yerine feyz almalıyız. Beğenilerimizi gerçek hayata uygulayabilmeliyiz. Kısası bizi harekete geçirecek şeyler yapmak bizi bu kaygılardan arındırabilir ve ilişkimizi güçlendirebilir.
Sonuç olarak sosyal medya amacı dahilinde, bilinçli bir şekilde kullanılması tavsiye edip, 18 yaş altındaki çocukların sosyal medya bağımlığı olmaması için aile bireylerin bu konuda tedbirler alması gerekir. Yine çocuklara fenomen olma hayali yerine onları daha yaratıcı fikirler sunarak eğilimlerini yönlendirebiliriz...