angunhalil @ gmail.com

AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin ortak imzasıyla hazırlanan Milletvekili Seçim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması yönündeki yasa teklifini, Kafasında kırk tilki dolanıp, kırkının da kuyruğu birbirine değmeyen birinin bile hazırlayamayacağı dâhilikte bir atak olarak değerlendiriyorum.

Uzun süredir tartışılan, AK Parti ve MHP’li milletvekillerin ortak imzasıyla hazırlanan Milletvekili Seçimi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Meclis Anayasa Komisyonu’nda kabul edildi.

Seçim barajını yüzde 10'dan yüzde 7’ye indiren teklifte, ittifakları ilgilendiren çok önemli ayrıntılar da var.

* Muhalefet Partileri Tepkili

Muhalefet partileri temsilcileri, iktidar kanadının seçim kanununa ilişkin düzenlemelerini, “Seçim sonuçlarına etki etmeye dönük adım”, “Seçmen iradesinin ortadan kaldırılması” ve “İktidarda kalmak için her yolu mubah görüyorum anlayışı” ifadeleriyle değerlendire dursunlar. ''Atı Alan Üsküdar’ı Geçecek.''

HDP Seçim İşleri Komisyonu Eş Sözcüsü, Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki’ye göre,  “antidemokratik uygulamalar” öngörüyor. Yüzde 10'luk barajın yüzde 7'lere çekilmesi iktidarın küçük ortağını kurtarma çabası olarak yorumlarken, İYİ Parti İstanbul Milletvekili Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu’na göre hükümetin son dönem yapmaya çalıştığı bütün değişikliklerde, Türkiye’yi daha demokratik hale getirmekten ziyade “iktidarda kalmanın avantajını yönetme” isteği olarak değerlendirdi.

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Seçim İşleri Başkanı İdris Şahin’e göre iktidar kanadının uzun süredir yaptığı çalışmaların sonunda “dağ fare doğurdu”. AK Parti ve MHP’nin seçim kanunu teklifini “mühendislik faaliyeti” olarak tanımlıyor.

*Nispi seçim sistemi ya da D’Hondt sistemi nedir?

Kabul edilen 15 maddelik teklife göre ilk kez 2018 genel seçimlerinde uygulanan ittifak düzenlemesi değişiyor ve seçim bölgelerinde ittifak sayesinde alınan “artık oylarla” milletvekili çıkarma imkânı ortadan kalkıyor.

İttifakın aldığı oyun ülke barajını geçmesi artık tek başına ortakların milletvekili çıkartmasına yetmeyecek. Yani “artık oy” uygulaması sona eriyor. Buna göre, “Seçim çevrelerinde milletvekili hesabı ve dağılımı, ittifak içinde yer alan her bir partinin o seçim çevresinde almış olduğu oy sayısına göre yapılacak.”

İttifakı oluşturan siyasi partilerin her birinin çıkaracağı milletvekili sayısı, her seçim bölgesinde ittifak içinde elde ettiği oy sayısı esas alınarak genel D’Hondt* uygulamasıyla (nispi temsil) belirlenecek.

“D’Hond sistemi, Belçikalı hukukçu ve matematikçi Victor D’Hondt tarafından 1878’de tasarlanmış nispi temsil sistemidir. Türkiye’de 1961’den bu yana, 1965 Millet Meclisi genel seçimi ile 1966 Millet Meclisi ara seçimi dışında, bütün milletvekili genel ve ara seçimlerinde D’Hondt sistemi uygulanmıştır. Günümüzde de yürürlükte olan sistemdir.

Bir seçim çevresinde her partinin aldığı oy toplamı, sırasıyla 1’e, 2’ye, 3’e, 4’e bölünür ve o seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısına ulaşıncaya kadar bu işleme devam edilir.

Elde edilen paylar, parti farkı gözetmeksizin, büyükten küçüğe doğru sıralanır. Milletvekillikleri bu sıralamaya göre partilere tahsis edilir.”

* CHP Seçime Girebilecek mi?

CHP’lilerin bir kısmı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçime girip girmeyeceğini tartışıyordu. Bugün ise CHP’nin seçimlere girip giremeyeceği tartışılıyor.

Düzenleme maddelerinin ilgili maddesine ilk vurguyu yapanlardan CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş olmuştu. Günlerdir tartışılan Seçim Kanunu’ndaki değişiklik taslağının bu bölümü hiç tartışılmadı.

“Teklifin 3. maddesinde, ‘Seçime katılma yeterliliği elde eden parti, Siyasi Partiler Kanununda öngörülen ve parti tüzüğünde belirtilen süreler içerisinde ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki defadan fazla ihmal etmemiş olma koşuluyla seçime katılma hakkını muhafaza eder’ deniyor.

“Seçime katılma yeterliliği elde eden parti, Siyasi Partiler Kanunu’nda öngörülen ve parti tüzüğünde belirtilen süreler içerisinde ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki defa ihmal etmemiş olma koşuluyla seçime katılma hakkını muhafaza edecek.

YSK yapılacak bir başvuruda, CHP aleyhine karar verirse ne yapacak? Partiyi de ülkeyi de sıkıntıya sokuyor. Ama CHP yönetimi vahametin farkında bile değil.”